WhatsApp İletişim

Çalışma Kalitesini Arttırmak İçin Neler Yapılabilir?

Hedeflenen noktaya gitmemizi sağlayacak enerjiyi kendimizde bulabilmek, gerekli motivasyona sahip olup bu motivasyonu istenilen noktaya çıkarmak ve devamlılığını sağlayabilmek gibi etkenler verimli olabilmemiz açısından oldukça belirleyicidir.


1-Hedefe ulaşmak için gerekli enerjiye sahip olabilmek: Yakın çevremizle kurduğumuz ilişkiler ve içerisinde bulunduğumuz ortamlar enerjimizi etkileyen dış unsurlardır. Ailemizden ve arkadaşlarımızdan destek görmek bizi pozitif yönde etkiler. Çalışmak için gereken enerjiyi sağlamak kişinin bulunduğu ortamla da bağlantılı olduğundan,  çal��şmaların rahatça yapılabildiği bir ortamda bulunabilmek gerekir. Enerji kaybına uğradığımızı düşündüğümüz aşamada ise ortam değişikliğine gitmek bize iyi gelecektir. Yüksek enerjiye sahip olabilmek, kişinin kendisinde gözlemlediği değişimlerle birlikte de gelişir. Hedefe ulaşmak için programlı bir şekilde çalışmamız iyi bir başlangıç noktası olacaktır. Çalışmaya başladıktan sonra ise başlangıç noktasına kıyasla daha iyi bir aşamada olduğumuzu hissetmek, kat ettiğimiz yolun farkında olmak ve yaptığımız çalışmalardan tatmin olmak önemlidir.


2-Çalışma motivasyonunu bulmak: Çalışma motivasyonumuzun kaynağı, mizaç yapısına göre değişiklik gösterebilir. Eğer yalnız çalışmaktan hoşlanıyorsak ve bu çalışma şeklinin bizim için daha ideal olduğunu düşünüyorsak, kendimize uygun bir alan yaratarak burada verimli bir şekilde çalışabiliriz. Fakat tek başımıza çalışmaktan hoşlanmıyorsak, motivasyon düzeyimiz bulunduğumuz çevreden etkileniyorsa durum daha farklı olacaktır. Yalnız kaldığımızda çalışmak için yeterli motivasyona sahip olamadığımızdan, etrafımızdaki insanlarla birlikte çalışmak bizim için daha ideal bir yol olabilir. Bu nedenle çevremizdeki insanların kendilerine hedef olarak neyi belirledikleri önemlidir. Yanında bulunduğumuz insanlar çalışmaya odaklanmış haldeyse, bizim de odak noktamız çalışmak olacaktır. Bunun nedeni ise sosyal benzeşmedir. Bizler, içerisinde bulunduğumuz gruba uyum sağlama eğilimi taşırız. Örneğin sınava hazırlanan bir öğrencinin arkadaş çevresi sıkı bir çalışma rutinine sahip bireylerden oluşuyorsa, kişinin kendisinde de çalışma eğilimi görülecektir. Kısacası çevremizde bulunan insanlar bizimle aynı amaçlar doğrultusunda hareket ediyorsa motivasyonumuzun artışa geçtiğini gözlemleyebiliriz.


3-Kendini Keşfetmek: Çalışmaya başlayacak motivasyona sahip olmak, verimli olabilmek açısından çok önemlidir fakat kişi, doğru çalışma stratejilerini kullanmadığı takdirde aldığı verim daha düşük olacaktır. Doğru çalışma tekniğini bulmak, kişinin hangi zeka türünün (sözel, mantıksal, görsel zeka gibi) daha baskın olduğuyla da ilişkilidir. Kişinin kendini keşfetmiş olması ve buna uygun stratejiler geliştirebilmesi önemlidir.


4-Bellek Geliştirme Yöntemi: Çalışılan konuyu daha iyi ve kalıcı bir şekilde belleğimize yerleştirebilmek için altı aşamalı bellek geliştirme yöntemini kullanmak işlevsel olabilir.

1.Adım: Öğrenmek istenilen konu genel hatlarıyla gözden geçirilir. Uygun zaman varsa konu kendi cümlelerimizle kısaca özetlenebilir.

2.Adım: Konu hakkında önemli gördüğümüz yerler için sorular oluşturulur.

3.Adım: Hazırladığımız bu çalışma kağıdı, sorulara cevap aranacak şekilde yeniden okunur.

4.Adım: Sorulara cevap verilirken, cevapların çalışma kağıdının neresinde yer aldığına dikkat etmemiz gerekir. Bu aşamada konuların birbiriyle ilişkisi ve düzenlenme mantığı da kavranmaya çalışılır.

5.Adım: Her bölümü birkaç kere tekrar ederek, bölümde hatırlamakta zorlandığımız kavramları işaretleyip onların üzerine yoğunlaşmak gerekir.

6.Adım: Son aşamada ise konunun tümünü gözden geçirip temel bölümlerde, ana kavramlarda eksiğimizin olup olmadığını saptamaya çalışırız. Bu aşamadaki amaç temel konuları zorluk çekmeden hatırlayabilmemizdir.


5-Belleğin Sağlamlaştırılması: Gün içinde yapılan bu çalışmaların belleğimizde kalmasını etkileyen faktörler; düzenli bir beslenme rutinimizin olması, fizyolojik sağlığımızın yerinde olması, psikolojik iyilik seviyemizin beklenen sınırların içinde olması ve uyku düzenine sahip olmamız gibi sıralanabilir.

Belleğin sağlamlaştırılması konusunda uyku düzeninin rolünü görmek için  Steffan Gais ve meslektaşlarının çalışmasını inceleyebiliriz. Gais, iki grup lise öğrencisinden oluşan katılımcılardan 24 İngilizce- Almanca sözcük çiftinden oluşmuş bir listeyi öğrenmelerini istemiştir. Uyku grubu, sözcükleri çalıştıktan üç saat sonra uyurken, uyanık grup gece uykusuna dalmadan önce on saat bekletilmiştir. Listelerin çalışılmasından 24 ila 36 saat sonra test edilen iki grubun sonuçlarına bakıldığında ise uyku grubundaki öğrencilerin diğer gruba oranla daha az sözcüğü unuttuğu belirlenmiştir. Sonuç olarak yeterli ve düzenli uykunun bellek üzerinde olumlu bir etkisinin olduğu gözlenmiştir.

Kişi stres düzeyinde artışa sebep olabilecek ortamlardan ve düşüncelerden kaçınıp, kendine uygun bir program eşliğinde çalışmalı, psikolojik ve fizyolojik sağlığını koruyacak davranışlarda bulunmaya özen göstermelidir. Çünkü bunların hepsi başarıya giden yolda birbirine bağlanmış birer halkadır.



Lütfen Bekleyin