WhatsApp İletişim


TÜKENMİŞLİK SENDROMUNUN 10 EVRESİ


Tükenmişlik sendromu kavramı ilk olarak Psikolog Herbert Freudenberger tarafından 1970’li yıllarda ortaya atılmış. Freudenberg, tükenmişlik sendromunu açıklarken kişide fiziksel ve duygusal açıdan yorgunluğa yol açan oldukça stresli bir durumdan bahseder. Gündelik yaşamımızda yaptığımız aktivitelerin doğal bir sonucu olarak karşılaştığımız yorgunluk hissinden çok daha farklı ve ağır bir tabloyu işaret eder. Bu nedenle tükenmişlik sendromu yaşarken gündelik yaşamına rutin halde devam etmen ve karşılaştığın durumlarla veya stresle başa çıkman daha zor olacaktır.


Tükenmişlik sendromu yaşarken hissedeceğin duygular genellikle negatif bir etkiye sahiptir. Kendini umutsuz, mutsuz, hayat karşısında korkmuş veya çekingen olarak görmeye başlayabilirsin. Güne başlamak ve saatlerini eskiden arzu ettiğin şekilde verimli geçirmek artık çekici gelmeyebilir. Yataktan kalkmak bile seni zorlayabilir. İçinde bulunduğun bu karamsar duygu durumunun ilerlemesi halinde fiziksel ve psikolojik hastalıkların gelişmesi de mümkündür. Bu nedenle tükenmişlik sendromunun kendiliğinden geçmesini beklemek yerine bir uzmandan destek almak çok önemlidir.



Tükenmişlik sendromunun ortaya çıkmasında neler etkilidir?


Belki bu yazıyı okurken bahsettiğim durumlar sana tanıdık gelmiş, hatta tükenmişlik sendromu yaşadığını düşünmeye başlamış olabilirsin. Bunun nedeni tükenmişlik sendromunun beraberinde getirdiği sonuçların kendini kolayca belli edebilmesidir. Fakat yalnızca bahsettiğim durumun içinde olduğunu düşünmen, kendi kendine tanı koyabileceğin anlamına gelmez. Evet bahsettiğim duygu durumunu yoğun bir biçimde hissetmen, içinde bulunduğun durumu göz ardı edilemeyecek hale getirir. Fakat bir uzmandan yardım almadan süreci ilerletmeye çalışmak sağlıklı bir çözüm yolu değildir. Şimdi belki de içinde bulunduğun bu durumu daha iyi anlayabilmek adına, durumun temeline göz atalım. Tükenmişlik sendromundan bahsederken aslında daha çok iş yaşamı ve buradaki stres düzeyinden kaynaklanan bir durumu ifade ederiz. Fakat genellikle kariyerden kaynaklandığını söylediğim tükenmişlik sendromunun ebeveynlerde, hasta ve yaşlı bakımı veren kişilerde de ortaya çıkabildiğini eklemek gerekir. İşte yoğun stres altında keyifsiz ve karamsar olabilirken, sivil yaşantında bu duygu durumundan çıkabilirsin. Depresyonda ise kişinin olumsuz duyguları yaşamının her alanına yayılmış haldedir. Tükenmişlik sendromu ve depresyon birbirini tetikleyerek bir arada da görülebilir.


Tükenmişlik sendromunda aşamalar nelerdir?


Tükenmişlik sendromu kavramını ortaya koyan Herbert Freudenberger, bu sendromun farklı aşamalardan oluştuğunu söyler.

1)AŞIRI HIRS: Bu aşamalardan ilki ise aşırı dürtü/ hırstır. İşe başlayan kişi burada kendini göstermek ve başarılı olduğunu kanıtlamak amacıyla fazla hırslı bir karaktere bürünebilir.


2)FAZLA ÇALIŞMA: Aşırı hırsın da bir getirisi olarak kişi, çok fazla çalışmaya başlayabilir. Fazla çalışmak konusunda kendini zorlayan kişi kendisiyle ilgili belli rutinleri ve olması gereken adımları yerine getirmekte zorlanır.


3)KENDİNİ İHMAL: Fazla çalışmaktan kaynaklanan kendini ihmal durumu oldukça sık görülebilir. Örneğin uyku ve yeme düzeninin bozulması akla ilk gelen ihmallerdendir.


4)SORUNU BAŞKA YERDE ARAMAK: Kişi içinde bulunduğu durumun kendisini fazla zorlamasından kaynaklanabileceği ihtimalini göz ardı ederek sorunun çalışma arkadaşlarından veya patrondan kaynaklandığını düşünür.


5)İZOLASYON: Bu aşamada kişi, işle ilgili olmayan etkinliklere ve sosyal aktivitelere katılım göstermemeye başlar ve çevresinden uzaklaşır. Sosyal aktivitelere katılmak zaman kaybı olarak değerlendirildiği için kişi kendini izole ederek içine kapanmaya başlar.


6)SABIRSIZLIK: Burada ise etrafında bulunan kişilere karşı sabırsız davranışlar göze çarpar. Davranışlarının sonuçlarını üstlenmek yerine diğerlerinin yetersizlikleri üzerine sıkça düşünülür ve agresif bir davranış kalıbı geliştirilebilir.


7)DUYARSIZLAŞMA: Bu aşamada kişinin etrafındaki şeylere karşı duyarsızlaştığı görülür. Hayattan kopuk hissetme durumu artar.


8)ARAYIŞ: Kişi duyduğu boşluk hissinden dolayı yeni arayışlara girebilir. Burada madde kullanımına başlama, aşırı yemek yeme gibi davranışlar sergilemeye başlayabilir.


9)UMUTSUZLUK: Kişi, depresyon geçirebilir ve karamsar duyguları çok yoğun hisseder. Yaşamın anlam ve amacını sorgulamaya başlar.


10)ÇÖKÜŞ: Son aşamada ise bütünüyle çöküş yaşanabilir. Daha önce de bahsettiğim gibi fizyolojik ve psikolojik sağlık açısından istenmeyen durumlar kendini gösterir. Yaşam olaylarıyla başa çıkmak zor gelebilir. Bu süreçte yaşananlar kişiye her açıdan etki ettiği için destek alarak üstesinden gelmek gerekir.


Lütfen Bekleyin